Babasın'dan yetim kalmıştı Meryem.Ona;
Hz.Zekeriya bakmıştı.Akrabasıydı.Kendi çocuğu gibi üzerine titremişti. Meryem'in
kız kardeşi İyşa; Zekeriya'nın hanımı ve Hz.Yahya'nın
annesi imiş. Yahya ile İsa teyze
çoçuklarıymış. Narin yapılı,uzun boylu, esmer güzeli bakire
Meryem İsa'ya hamile kalmış. "Allah'ın
indinde İsa'nın babasız halk olunması topraktan halk
eylediği Adem gibidir. Ona ol dedi ve O'da
oldu. "(Ali imran-suresi 57'nci Ayet) İsa dogduğu
andan itibaren konuşmaya başlamış.
Dedikodular Meryem'i çok üzmüş. İsa'nın doğumu ve
olağan üstü haller insanlar arasında çabuk
yayılmış. Ama gözlerin açılması, hastaların
iyileştirilmesi ve mezarlardaki ölülerin
diriltilmesi; Allah'ın izniyle, Hz.İsa'nın gösterdiği
kerametler arasındaymış. Kur'an'ı Kerim ve
İslam dini Meryem'e daha fazla ehemmiyet
vermiştir. Hz.İsa'ya otuz yaşında
peygamberlik geldi. Ancak üç buçuk sene çalışabildi. Onun
yeni getirdiği düzen ve Din; yaptığı
çalışmalar Yahudileri kızdırmıştı. Şekli ibadete fazla
değer veren, Ferisi tarikatına mensup Yahudiler;
İsa'yı ortadan kaldırmak için her türlü
tertibin içine girmişlerdi. Saltanatlarının
elden gideceğini zanneden Vali Pilatus İsa'yı
yakalatarak çarmıha gerdirtti. İnsanlar tedirgin
ve huzursuzdu. Hıristiyanlığı kabul eden bir
çok aile, gittikçe artan baskı ve eziyet
karşısında Kudüs'ü terk etmeğe başlamışlsrdı.
Havarilerin'de orada kalması zorlaşmıştı.
Muhtelif memleketlere dağılma kararı almışlsrdı.
ST.JEAN'nın hissesine Romalı'ların küçük
asya eyaleti düşmüştü. Yaşamını orada devam
edecekti. Hz.İsa ölmeden önce, Annesi
Meryem'i St.Jean'a emanet etmişti. Çok saygı
duyduğu bu kutsal Ana'yı Kudüs'te, o
karışıklığın içinde bırakamazdı. Meryem Ana, Havari
St.Jean'la birlikte M.S.37'den sonra Küçük
Asya eyaletine gelmişti. Lidya ve Kibele'nin
bulunduğu yerde, Roman Shire tapınağında
güzel günler geçirmişti. Kibele'nin güneyinde
bulunan mostane kentinde dinlenmiş ve insanlar
onu; buradada sevmişti. Tantalos gölünün
yukarısın'da; Gürle mevkiinde bulunan kutsal
magaralarda ki görevli Aziz George, sık sık
ziyaretine gelmişti. Uzun süre Spil ve
civarında kalan Meryem Ana, Romalıların baskısı ile
Efes civarına gitmişti. St.Jean Ege
bölgesinde geniş bir faaliyette bulunmuş ve yedi kutsal
kilise'yi kurmuştu. Akhisar-Alaşehir ve
Sart'da kurulan kiliseler Manisa bölgesi içindedir. Spil
Dağı üzerindeki nirengiye de Meryem Taşı
ismi verilmişti. Meryem Ana; Efes'e pek uzak
olmayan Solmisos-Aladağ üzerindeki yeri,
yerleşim için seçmişlerdi. Burada küçük bir ev
meydana getirmişlerdi. Panaya Kapulu ismi
ile bu yer, şöhret buldu. Meryem ana ölünceye
kadar bu evde yaşamıştı. 60 yaşında vefat
etti. Mezarı gizlendi. Kimseye gösterilmedi.
Kudüs gittikçe hıristiyanlığın merkezi
haline gelmişti. M.S.429'da kudüs'e Piskopos olan
Juvenal adında sahtekar bir papaz, Meryem
Ana'nın mezarının Kudüste bulunduğunu iddia
etmişti. Daha sonraları, bir çok Kilise alimi
ve tarihçiler, Meryem Ana'nın kudüs'te değil,
Efes'te öldüğünü muhtelif delillere
dayanarak ispat ettiler. E.Poulain'in öncülüğü ile,
Solmissos-aladağ üzerindeki, Meryem Ana'nın
öldüğü evin harabeleri 1891yılında meydana
çıkarılmıştır. Bu evin üzerine beşinci
yüzyılda kurulan küçük kilisenin adının (Panag hia
Capouli-Panaya Kapulu ) adı verildiği tespit
edilmiştir. Papa 13'ncü Leon,1896 da bir
beyanname ile,Kudüs'te Juvenal tarafından
Meryem Ana'ya ait olduğu ileri sürülen
"GETSAMİN "Mezarının asırlar
süren imtiyazlarını ebedi olarak kaldırdı. Papa X'cu Pie de
1914 de;Panaya Kapulu'ya yapılan Haçı
açıkça tasvip etti. Papa 12'nci Pius'un,İzmir Katolik
Arşeveki Monsenyör Guiseppe Descuffi'ye 16
Temmuz 1951 senesinde gönderdiği
258115 sayılı bir yazı ile ,bu yerin
Katolikler için resmi bir Haç yeri olduğunu ilan etti. Ve
böylece, Anadolu'da Kybele-Artemis-Diano
kültü; Meryem ana ile birlikte sona erdi. Bu gün
Dünya'nın dört bir tarafından insanlar
Meryem Ana'yı ziyaret etmek için Efes'e gelmektedirler.
Meryem Ana'nın Manisa'da kaldığı Roman Shire
tapınağı gün yüzüne çıkarılırsa ,tarihin bir
sayfası daha aydınlanmış olacaktır...
Manisa'da ki kutsal mağaralar
Cennetten
bir köşe (Eden)