AKSAKAL HOME PAGE


MAGNESİA YAZAN:HAYDAR
AKSAKAL
Manisa Saruhan gazetesin'de sayın Prof. Bilge Umar'ı tanıtmıştık. Onun 1993
yılında yazdığı Türkiye'deki Tarihsel Adlar isimli kitabından ,bölgemiz ile ilgili
; Mainoia,Lorana,Larissa,Leşkeri ,Magnesia ve Tanrı leto hakkında yazdıklarını
aşağıda bilgilerinize sunuyor ve gençlerimizi bölgemiz ile ilgili araştırmalara
katılmaya davet ediyoruz. Siz isteseniz de ,istemeseniz de Manisa uluslar arası boyutta
çok önemlidir. Terra server sitesinde Manisa'nın uzaydan çekilmiş 19 adet haritası
var. Bilgi edinmek artık pahalı; bu sitelere para ödeyerek giriyorsunuz. .Manisa için
uğraşan ,karşılında hiç bir şey talep etmeyen bu insanlar bu kültüre
Ve Anadolu'ya hizmet etmenin onuru ile yaşıyorlar"MAGNESİA. Anadoludaki
Magnesia'ların, Yunanistan'daki Magnesia'dan gelen göçmenlere kurulduğuna (!) ve
onlarca böyle Magnesia diye adlandırıldığına inanılır (Strabon, 14 I 40 başı).
Adın, bu biçimiyle dahi, Hellen dilinde anlamı yoktur. Rodoslu Apollonios (Argonautika,
I 584) Yunanistan'daki Magnisia kentinin Hellenleşme öncesi dönemindeki adı Magnhsa
biçiminde verir. Buradaki H (eta) harfinin eskiden a'ya yakın değer taşıdını
bildiğimizden, adın daha doğru biçiminin Magnassa olduğunu anlıyoruz. Magnaura adı
da, bu sonucu doğruluyor; bkz. Yukarıda Magnaura.
Magnasa/Magnesia adının anlamı, kesin kanıt göstererek ortaya koyacak durumda
değilsek de, bu konuda, oldukça güvenle, bir sonuca varabiliyoruz.
Sipylos Magnesia'sı, bilinen en eski Ma (= Ana Tanrıça) kabartmasının işlenmiş oldu
dağın (Sipylos; şimdiki adıyla, Manisa Dağı) eteğindedir ve kabartmanın
yakınındadır. Aynı dağın uzantısı, Amanara (şimdi; Yamanlar) adını taşıyordu
ve bu ad dahi, Ana Tanrıça Ma/Ama ile bağlantılıdır (bkz. Amanara). Üstelik bu
yöre, en eski Hellen yapıtlarında, o arda iliada'da Maionia diye anılan, daha sonraki
Lydia ülkesinin bir parçasıdır ki, Maionia adının dahi Ma ile bağlantılı olduğu
biliniyor (bkz. Maionia).
Bütün bu gözlemler, Magnasa adının Ma ile bağlantısına işaret ediyor. Kent,
kanımca, çok yakınında, Akpınar'daki, Ma kabarmasının bulunduğu Ma tapkısı yeri
(Luwi dilinde söyleyelim: Ma-ka, yeri; bkz. -ka) dolayısiyla,"Ma yeri ülkesinin
kenti" anlamında Ma-k(a)-wan(a)-assa ögelerinden türetilme bir adla, Makanassa
diye adlandırılmışken bu ad Hellen ağzında önce Magnasa, sonra Magnesia edildi.
Anadolunun, Asia Magnesia'sı denen diğer Magnesia kentinde de, Hellenleşme döneminde,
baş tanrının Zeus ya da diğer bir erkek tanrı değil,Artemis kimliğine bürünmüş
bir tanrıça olduğunu anımsayalım. Üstelik orada, Themistokles'in sürgün geldiği
dönemde, Ana Tanrıça tapkısı ayrıca süregidiyordu, hatta Themistokles kentte bir
Ana Tanrıça tapınağı yaptırmıştı.
Bildiğimiz Magnasa/Magnesia'lar şunlardır:
1. Asia Magnesia'sı, Maindros Magnesia'sı diye bilinen Anadolu kenti.
2. Sipylos Magnesia'sı. (şimdi: Manisa Dağı) eteğinde olduğu için bu adla
anılırdı (Titus Livius,XXXVII 37, 44). Hellen'lerce kurulmadığı gibi, Roma
egemenliği çağında bile Hellen'leşmemişti ve Lydia'lı kültürünü korumaktaydı
(AH.M. Jones, s. 37 ve s. 384 dn. 17) (sayfa 534)
Mainoia, aynı zamanda, o bölgedeki bir ilkçağ kentçiğinin adıdır (Ramsay, s. 132
No. 12). Bunun adı, Türk ağzına Menye biçiminde uydurularak kullanılmıştır ve
kullanılmaktadır; şimdi bu 4000 yıllık öz Anadolulu adın yerine Gökçeören diye
uydurma bir ad geçirildi.Ana Tanrıça Ma değil, onun dağından doğan ve onun adını
taşıyan Ma Irmağıdır, adı Hellen ağzında Ermos (Latin yazımında Hermos/Hermus)
biçimine büründürülmüş ırmaktır yani Gediz Irmağıdır (bkz. Ermos). Söz konusu
ırmak, Maionia'yı doğu ucundan batı ucuna, geçer ve Lydia'nın ortasındaki ovaya
(Gediz Ovası) bereket taşır (sayfa 536)
MARINNA.Anadolunun aiolis bölgesindeki Myrina kentinin adının ,Peutinger Tablosunda
geçen yazımı,Kent adının bir çeşitlemesinin böyle kullanılması,öz biçimin
Ma(u)r(a)ina,"YüceMaÜlkesi"olduğunu,doğruluyoruz.Bkz.Ma.ura,wana;karş.Myrrina,Smyrna.(Sayfa
548 )"
Yazan:HAYDAR AKSAKAL
İnsanlar binlerce senedir; Anlatılan bu Atlantis efsanesi ile dogdular ve
büyüdüler;Onlarda ;yazılan ve söylenenleri gelecek kuşaklara bilgi ve masal olarak
aktaracaklar....
ATLANTİS bundan 11 000 sene önce var oldugu iddia edilen büyük bir
medeniyet.Mimarlıgın üst düzeyinde: muhteşem eserler yaptıkları , saraylarını
süsleyen heykellerin muhteşem oldugu var sayılıyor.
Limanlar ,gemi tezgahları ve Tapınaklar yaptılar. Akropolisin ortasındaki tapınak
Kleito ve Poseidon'a ayrılmıştı. Tapınağın dışı tamamen gümüşle
kaplanmıştı.Akroterionları ise altındandı." Tapınağın içine altın
heykeller dikilmişti.Hele bir savaş arabasının içinde altı kanatlı at koştururken
görülen tanrı heykeli o kadar büyüktü ki , başı tavana değiyordu. Tapınağın
etrafında , dışarıda on kral karısının ve onların soyundan gelenlerin altından
heykelleri yükseliyordu. .Kışın sıcak su ile yıkanabilmek için üstü kapalı
havuzlar yapmışlardı .Üç dış limanı geçtikten sonra ,deniz kenarında başlayan
ve en büyük halkalarla limana olan uzaklığı her dolayda elli stadion olan bir halka
duvar rastlanıyordu. Bu duvar su yolunun denize açılan ağzında kapanıyordu.
Baştan başa sık , birbirine bitişik evlerle örtülüydü. Su yolu ile en büyük
liman dünyanın dört bucağın' dan gelen , gemilerle , tacirlerle dolu idi."
Platon ; krıatis ve atlatis kitabında bunları yazıyor ,.M.Ö.360 senesinde
anlatılanlar üzerine bu güne kadar 25 000 çeşit eserde Atlantis Konu haline
getirilmiş , insanların ilğisini çekmiş ve çekmeye de devam ediyor. Bu günde
Atlantis Dünyanın dört bir yanın da ilim adamları , arkeologlar , televizyoncular ve
ülkelerinin turizm potansiyelini artırmak isteyen Devletler ve kuruluşlar tarafından
aranmış , bulunduğu ve o yerlerde olduğu iddia edilmiştir...Daha doğrusu bir mit
turizmi de yaratılmak istenmiş ve bazı ülkeler bunda başarılı olmuşlardır.
Manisa'mız için böyle bir fırsat doğmuştur. İngiliz Arkeolog Peter James
Atlantis'in Manisa da olduğunu yazmıştır. Krallığın çöküşü ve Atlantisin
sırları çözüldü isimli kitabının Avrupa ve Arkeoloji çevrelerinde büyük ilgi
uyandırması üzerine İngiliz yayın kuruluşu BBC Manisa'ya gelmiş ve hazırladığı
belgeseli tüm Dünyaya göstermiştir.
Peter James diyor ki " Manisa'nın çok yakının da bazı nedenlerden dolayı Manisa
Truvasını bulmamız gerekir. Onu bulduğumuz an Manisa Dünyanın en meşhur kenti
olacaktır. Bizlerde Türk Arkeolojisi adına en büyük keşifleri yapmış
olacağız."
Böyle bir talih kuşu her ülke ve şehre nasip olmaz. Her söylencenin altında bir
gerçek payı vardır. İnsanlık buluş ve keşiflerini araştırmaya
borçludur...İnceleme ve araştırmalarımız bizi, belki de başka bilinmeyenlerin
bulunmasına götürür. Bu gün Teknoloji ilerlemiştir. Manyetometre ile yerin
derinliklerinin haritası ve
resmi çekilebilmektedir. Belirli bölgelerin Koordinatları verilerek uzaydan o bölgenin
jeolojik yapısı ve binlerce sene içinde oluşan denizsel hareketler tespit
edilebilmektedir. Bu işler ciddi bir finansman ve organizasyon hareketidir. Yerel
yönetici ve Devlet adamları bu konularla ilgilenir ve başarıya ulaşırlarsa
isimlerini tarihe yazdırmış olurlar...
Günümüzde isviçreli jeo Arkeoloğ Eberhard Zanger Atlantisi Çanakkale de Truvanın
Altında , Almanya yer Bilimleri ve Maden Enstitüsü BGR'nin Jeofizikçileri ile birlikte
, Elektro manyetemetro ve Gamma ışını dedektörleri ile , özel donanımlı bir
helikopter ile arayacaklardır...
Peter James Atlantis'in kurucusu ve Kralı , Atlas'tan itibaren soy ağacını
çıkarmıştır. Karşısına Tantolos-Niobe-Genç tantaloslar ve Pelops çıkmıştır.
Soy ağacının sonunda noktayı koymuştur. Anahtar Tantolos ve Tantalis kentidir.
Dünyada yazılı metinlere ve efsanelere göre Tantolos yalnız Manisa'da bulunmaktadır.
TANTOLOS Yunan dışı Anadolu'nun simgesidir...
Pausanias ,( II ,22 ,4) Descrıptıon of greece isimli kitabında bakın neler
yazıyor:" Thyester veya Broteas'ın oğlu Agememno'dan önce Klytemnestra ile
evlenen Tantolos'un buraya gömüldüğünü inkar etmeyeceğim. Fakat biliyorum ki
Efsanevi Zeus'un oğlu ve Pluton'un mezarı Spilde'dir .Çünkü onları gördüm ve
görülmeye değerdi.
Neyse Onun Pelops gibi buradan kaçmaya ihtiyacı yoktu. "
Yarık Kaya Manisa , Spil Dağında olan kozmik bir felaketin ve büyük bir depremin
delilidir. Tantolos'un Mezarı Yarık kayanın biraz ilerisindedir. Pausanias Tantolos
gölü üzerinde bir kuğu gibi süzülen Beyaz kartalları gördüğünü yazmış
.Dünya da yalnız Manisa^da bulunan Beyaz Kartallar günümüzde de Spil'in Doruklarını
yuva yapmıştır...Manisa'nın yeni simgesi Beyaz kartallar ve Tantolos olabilir.
Dünya'da 33 ,Yurdumuzda 6 ,Manisa spil dağında 2 türü bulunan AYI GÜLÜ (Paeonia
peregrina)da Tantolos'un dolaştığı
ve Varlık içinde yokluğa terk edildiği spilos'tadır...
Peter James Amerikalı yayıncılar için iki kitap hazırlamıştır .Antik sırlar
isimli kitabı mevcut krallığın çöküşü ve Atlantis' in sırları çözüldü
kitabının özetidir...
Manisa ve Atlantis'le özdeşleşecek olan bu kitaplarla ; Manisa ismi tüm dünyada
layık olduğu yere gelecektir. Manisalı olarak bizler ve C.B. Üniversitesi şehrimizde
kuracağı bir Arkeoloji ve Araştırma Enstitüsü ile bu çalışmalara ortak
olmalıdır...Manisa ve çevresi , her tarafı ile buram buram Tarih kokuyor.....
BEYAZ KARTALLAR SPİL 'DE GÖRÜLDÜ
---------
--------
4 Nisan 1999 Pazar günü saat 17.00 sıralarında Manisa Dağcılık Spor Kulubüne üye
sporcular; Seyir Tepesinden aşağıya inerlerken; oduncu vadisi, çaybaşı
deresinin üst kısımlarında, karlığın oduncu vadisine; kuzey-doğuya bakan
yamaçlarında uçan, kanat açıklığı 2,5-3 metre olan; iki adet beyaz kartal
görmüşlerdir. Beyanlarının doğru olduğunu söylemişler ve bilgi Milli Parklar baş
Mühendisliğine iletilmiştir. 4.04.1999
MÜZİK STRATEJİSİ
YAZAN:HAYDAR AKSAKAL
İnsanları etkileyen , gençleri değişik ortamlarda ve değişik duygular içinde esir
alan müzikte çok şeylerin değişmesi lazım. Besteden , icraya ; tanıtımdan
pazarlamaya kadar müziğin yeniden yapılanması şarttır .Başı boşluk,ilkellik ve
nemelazımcılığın ortadan kalkması gereklidir .Devletin ve ulusun müzik konusunda da
evrensel bir yaklaşımı ve stratejisi olmalıdır .Müzik sektörü her şeyiyle yeniden
organize edilmelidir .Moral değerlerin yok olmaya başladığı bu piyasada ;
Trilyonlarca lira el değiştirmekte ve kötü kullanılmaktadır .Uluslar arası
standartlara uyacak ,moral değerleri geçerli kılacak yeni kuruluşlara ihtiyaç vardır
.Ülkenin ekonomisi yükselirken emeğe ,kaliteye ,yatırım yapacak yeni insanların
devreye girmesi elzemdir .Ekonomi yükselirken sanatta yükselecektir .Sanatsal düzeyde
;telif haklarına ,sanata ,sanatçıya saygı ilke edinilmelidir .Türkiye ve Türki
devletlerin de müzik pazarın da büyük bir dinamizmi vardır .Artık ülkemizin insanı
bir dünya markası yaratmalı ,ortaya uluslar arası sanatçılar ve sanat olayları
çıkarmalıdır. Potonsiyel güç vardır .Bu güç artık profesyonelliğin
sınırlarını da aşmalıdır Hedef Türk insanın müzik keyfi ni zirveye taşımak ve
uluslar arası standartları aşmak olmalıdır ...
Türk müziğini evrensel müzikle birleştiren ve Atatürk'ün gösterdiği hedef
doğrultusunda sessizce çalışan insanlar vardır .Onlar için para önemli değildir
.Atatürk'ün ulaşılmasını emrettiği müzik boyutu önemlidir .Ülkemizde bu iş ;
başarılacak düzeydedir .Ortalık toz duman içindedir. Baldır bacak gösterenler ,
nota okumasını , konuşmasını bilmeyenler bu piyasa da cirit atmaktadırlar .Uluslar
arası piyasada ; suratına bakılmayacak insanlar el üstün de tutulmaktadır .Paranın
konuşulduğu ve konuşturduğu bu cahillerin Türk müzik piyasasından
uzaklaştırılması evrensellik gereğidir .Sanat sanat olmalı ,Müzik evrensel olmalı
Devlette bu konuda stratejisini ortaya koymalıdır .
aksakal@turk.net
ICQ :56734577
Saklı KENT AİGAİ için tıklayınız
ATLANTİS kayıp medeniyet-tıklayınız....
Webmaster
Haydar Aksakal
--21/02/2000--
copyright(sabo)